Kalp Hastalığı

İnsan vücudunun besinlerdeki haddinden fazla hayvansal yağlarla mücadele etmedeki yetersizliği,  et yemenin doğal olmayışının bir diğer belirtisidir. Etçil hayvanlar hemen hemen sınırsız miktarda ki kolestrol ve yağları hiçbir kötü etkisi olmaksızın metabolize edebilirler. Köpeklerle yapılan araştırmalarda,  2 yıl süre boyunca günlük besinlerine eklenen altıyüzseksenikibuçuk gram kadar tereyağı kesinlikle kan serumu kolesterol seviyesinde hiçbir değişiklik yapmamıştır.

Diğer taraftan, et yemeyen türlerin vücudun ihtiyacı olanın ötesinde bir düzeyde kolesterol veya doymuş yağlarla mücadele yeteneği oldukça sınırlıdır. Uzun yıllar boyunca aşırı yağ tüketimi, yağ tortularının(plakların) arterlerin iç duvarına birikerek atardamarların sertleşmesi olarak bilinen,  arterosiklorosis denilen durumun oluşmasına neden olur. Bu plaklar daralmaya sebep olarak kanın kalbe akışını azalttığı için kalp krizi potansiyeli, felç,  ve kan pıhtılaşmasıda oldukça artar.

1961 in başlarına kadar,  Amerikan Tıp Birliği Gazetesi,  Amerika’da ki ölümlerin yüzde bir buçuğundan daha fazlasına neden olan kalp hastalığının %97 sinin vejetaryen beslenmeyle önlenebileceğini açıkladı.  Bu bulgular,  Amerikan Kalp Birliğinin ‘’Standart beslenme yöntemlerini uygulayan belgelenmiş populasyon çalışmaları ve koroner hastalık bulguları…kanıtın ileri sürdüğü,  yüksek-doymuş-yağlı besinlerin koroner kalp hastalıklarında yüksek oranda esas faktör olduğu’’nu açıkladığı rapor tarafından desteklenir. Ulusal Bilimler Akademi’si buna ek olarak son dönemde Amerikalıların kan serumundaki yüksek kolesterol seviyesinin,  Birleşik Devletlerde ki koroner kalp hastalığı yani’’epidemic’’in  baş etkeni olduğunu bildirdi.

Popularity: 4% [?]