Öncelikle etin mide içinde sindirilebilmesi için hidroklorik asitçe zengin sindirim sıvısına gerek vardır. İnsanların ve otçulların midelerinde üretilen asidin gücü etçillerde bulunan asidin gücünün onikide biri kadardır.
Bir et-yiyici ile vejetaryen arasında ki can alıcı başka bir fark da, yiyeceklerin daha ileri derecede sindirildiği ve besinlerin kana karıştığı bağırsaktadır. Bir parça et sadece bir ölü parçasıdır ve onun putrifikasyonu(etin çürümesi ve kokuşması) bedenimizde zehirli atıklar meydana getirir. Bu nedenledir ki et çok hızlı bir şekilde uzaklaştırılmalıdır. Bu amaç için, etçiller boylarının sadece 3 katı uzunluğunda olan sindirim kanallarına sahiptir. Diğer et yemeyen hayvanlara benzer şekilde insanlarsa beden uzunluğunun 12 katı olan sindirim kanallarına sahiptir ve süratle bozulup çürüyen et daha uzun bir süre kalarak çok sayıda istenmeyen toksik etki meydana getirir.
Bu toksinlerden kötü bir şekilde etkilenen organımız ise böbrektir. Kandaki atıkları süzen bu hayati organ, et tüketimi sonucu ortaya çıkan yüksek dozdaki toksinler nedeniyle yorgun düşer. Et tüketimi sınırlı olan ılımlı et-yiyicilerin bile böbreklerinden talep ettikleri iş vejetaryen böbreğinin yaptığı işin üç katıdır. Genç bir bireyin böbrekleri belki bu stresle başedebilir ancak kişi yaşlandıkça böbrek hastalığı ve yetmezliği giderek artar.
Popularity: 8% [?]
